Köpek ile Hırsız

köpek ve hırsız masalı
Köpek ile Hırsız Masalı

Bir zamanlar, yemyeşil tarlaların ortasında büyük bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte tavuklar, koyunlar, inekler ve atlar huzur içinde yaşarmış. Çiftliğin en önemli koruyucusu ise Karabaş adında iri yapılı, güçlü ama bir o kadar da akıllı bir köpekmiş. Karabaş sadece güçlü olduğu için değil, sadakati ve dikkatli oluşuyla da herkesin sevgisini kazanmış.

Çiftliğin sahibi yaşlı bir çiftçiymiş. Her gece yatmadan önce Karabaş’ın başını okşar:
— “Bu çiftlik sana emanet Karabaş,” dermiş.

Karabaş da kuyruğunu sallayıp görev yerine geçermiş. O gece de gökyüzünde ay parlak bir şekilde ışıldıyormuş. Herkes derin uykudayken Karabaş sessizce bahçeyi dolaşıyor, en küçük sesi bile dikkatle dinliyormuş.

Tam o sırada bahçe duvarının arkasından hafif bir çıtırtı duyulmuş.

Karabaş kulaklarını dikmiş. Gözlerini karanlığa çevirmiş. Bir gölge, yavaşça duvara tırmanıyormuş. Bu, uzun zamandır çiftliği gözüne kestiren kurnaz bir hırsızmış.

Hırsız sessizce yere atlamış ve kendi kendine:
— “Herkes uyuyor… Bu gece işim çok kolay olacak,” diye fısıldamış.

Ama o anda Karabaş güçlü sesiyle havlamaya başlamış:
— “Hav! Hav! Havvv!”

Çiftliğin sessizliği bir anda bozulmuş. Tavuklar gıdaklamış, koyunlar korkuyla melemeye başlamış. Hırsız paniğe kapılmış. Yakalanacağını anlayınca köpeği kandırmaya çalışmış.

Yavaşça cebinden küçük bir et parçası çıkarıp:
— “Şşşt köpek kardeş… Neden bağırıyorsun? Ben yabancı değilim. Çiftlik sahibinin dostuyum,” demiş.

Karabaş hırlayarak geri çekilmiş:
— “Gerçek dostlar kapıdan gelir. Sen ise gece vakti duvardan atlıyorsun.”

Hırsız biraz düşünmüş. Sonra heybesinden daha büyük, yağlı bir et çıkarmış. Eti köpeğin önüne doğru fırlatıp:
— “Al bunu ye. Hem arkadaş oluruz hem de sessiz kalırsın,” demiş.

Karabaş ete şöyle bir bakmış ama yerinden kıpırdamamış bile. Sonra ciddi bir sesle:
— “Ben görevimi bir parça et için satmam. Senin verdiğin hediye dostluk değil, rüşvettir,” demiş.

Hırsız şaşkınlıktan ne diyeceğini bilememiş. İlk kez böyle dürüst bir köpekle karşılaşıyormuş.

Karabaş daha yüksek sesle havlamaya devam etmiş:
— “Hav! Hav! Hav!”

Evdeki çiftçi uyanmış. El fenerini alıp bahçeye koşmuş. Pencerelerde ışıklar yanmaya başlamış. Hırsız artık kaçmaktan başka çaresi olmadığını anlamış.

Duvara tırmanırken ayağı kaymış, çamurun içine düşmüş. Üstü başı kir içinde kalmış. Sonunda korkuyla kaçıp karanlıkta gözden kaybolmuş.

Çiftçi Karabaş’ın yanına gelip onun başını sevmiş:
— “Aferin sana sadık dostum. Sen olmasaydın belki bütün emeğimiz çalınacaktı,” demiş.

O günden sonra Karabaş’ın ünü çevre köylere kadar yayılmış. Herkes onun sadece güçlü değil, aynı zamanda dürüst ve akıllı bir köpek olduğunu konuşur olmuş.

Masaldan Çıkarılacak Ders:

“Dürüst insanlar, çıkar uğruna görevlerini ve değerlerini satmazlar. Gizlice gelen iyiliklerin arkasında bazen kötü niyet saklı olabilir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir